Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından bazı satır başları şöyle:
"Ülkemizin dört bir yanında insanımıza kaliteli sağlık hizmeti sunabilmek, bir yaraya merhem bir derde deva olmak için özveriyle çalışan sağlık ordumuzun her bir neferine aynı şekilde tebriklerimi teşekkürlerimi muhabbetlerimi iletiyorum.
Sağlık Bakanlığımızı, Üniversitemizi ve yüklenici firmamızı tebrik ediyor; bu yapıları alın ve fikir teriyle sulayan işçi, memur ve mühendislerimize canıgönülden teşekkür ediyorum. Hekim ve cerrahlarımızdan hasta bakıcılarımıza, hemşirelerimizden idari personelimize, yeni hastanelerimizde görev yapacak tüm kardeşlerime üstün başarılar temenni ediyorum. Son olarak bu sağlık tesislerinde tedavi görecek tüm vatandaşlarımıza Rabbimden sağlık ve bereketler niyaz ediyorum.
Sözlerimin hemen başında şunu sizlerle paylaşmak isterim: Biz hem sağlık hizmetleri hem de tababet ilmi noktasında çok ciddi bir birikimin, aynı zamanda köklü bir kurumsal tarihin temsilcileriyiz. Tabiplik bizde asla sıradan bir meslek olarak görülmemiştir. Hekim, hikmete erişen bir şahsiyet olarak telakki edilmiştir. Tıp sahasında Avrupa'da Orta Çağ'ın en karanlık sahneleri yaşanırken, biz Anadolu'nun dört bir yanındaki bimarhanelerle, şifahanelerle ve daha pek çok kurumla 13. asırdan itibaren bu alanda adeta temayüz ettik.
İstanbul Tıp Fakültesi de bize ecdadın emanetidir. Bu fakülte, Memalik-i Mahruse-i Şahane olarak adlandırılan Cihan Devleti Osmanlı'nın bize emanet ettiği kurumlardan biridir. İlk etapta Sultan Fatih'in emriyle kurulan ve bu fakültenin nüvesini oluşturan Fatih Darüşşifası'nda tıp eğitiminin ilk izlerini görüyoruz.
Yaklaşık 4 asır sonra, 14 Mart 1827'de Sultan II. Mahmud tarafından inşa ettirilen Tophane-i Amire ile ilk modern tıp fakültemiz burada hayat bulmuştur. Cerrahhane-i Amire'nin de ilave olunmasıyla bu köklü kurum, 1839 yılında önce Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane ve Darülfünun Tıp Fakültesi adlarını almış, devamında ise İstanbul Tıp Fakültesi olarak hizmet vermiştir.
Bu tarihsel akışı özellikle şunun için vurguluyorum; kıymetli dostlar, bizim devlet geleneğimizde devamlılık esastır. "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" diyen ecdat, devlet-i ebet müddet anlayışımızı kurumlarımıza da yansıtmıştır. Bu kurumlar devletle birlikte milletin de kurumları olduğu için istiklal ve istikbal hamurumuz da aynı zamanda buralarda yoğrulmuştur.
Örneğin, 14 Mart 1919'da Hikmet Bey ve arkadaşlarının Tıbbiye-i Şahane binasında dalgalandırdığı Türk bayrağı, esarete boyun eğmeyeceğimizin tüm dünyaya ilanı olmuştur. Kızılayımızın, Yeşilayımızın, daha pek çok sivil müessesenin Milli Mücadele yıllarında ortaya koyduğu seferberlik ruhu bu kurumlarda adeta vücut bulmuştur. Kıbrıs Barış Harekatı'ndan 15 Temmuz darbe girişimine, Kovid-19 salgınından 16 Şubat depremlerine bu ruh her seferinde ortaya çıkmıştır.
Bu vesileyle sizlerin şahsında, önümüzdeki sene 200. kuruluş yıl dönümünü kutlayacak olan İstanbul Tıp Fakültemizin tüm mensuplarını şimdiden tebrik ediyorum. Başarılarla dolu iki asırlık geçmişinde bünyesinden dünyaca ünlü isimler çıkaran İstanbul Tıp Fakültemizin, inşallah daha nice asırlar milletimize şifa dağıtacağına, tıp literatürüne önemli katkılar yapacağına inanıyorum.
İstanbul Tıp Fakültesi gerek eğitim ve araştırma faaliyetleriyle gerekse nitelikli sağlık hizmetleriyle faaliyetlerini başarıyla sürdürüyor. Hizmet kapasitesi, uzmanlaşmış klinikleri, güçlü sağlık personeli ve ileri teknoloji altyapısıyla fakültemiz, sağlık alanında önemli işlere imza atıyor. Bugün açılışını yapacağımız ve temellerini atacağımız yatırımlarla bu kapasiteyi inşallah daha da yükseltmiş oluyoruz. Şimdi çok kısa bir şekilde bu eserleri kısaca sizlere anlatmak istiyorum;
Açılışını gerçekleştireceğimiz İstanbul Üniversitesi Çapa Yerleşkesi Dahiliye Hastanesi, 44 bin metrekarelik alana inşa edildi. Yeni Dahiliye Hastanemizde 39'u yoğun bakım olmak üzere toplam 186 yatak bulunuyor. Hastanemiz 56 poliklinik, 3 anjiyografi ünitesi ve 41 kişilik günübirlik tedavi kapasitesine sahip. 40 öğretim üyesi ofisi, toplam 380 kişi kapasiteli 2 geniş amfisi, 147 kişilik derslik ve 264 kişilik kütüphanesiyle hastanemiz güçlü bir eğitim altyapısı sunuyor.
Modern tıp eğitiminin ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanan ve deprem izolatörleriyle donatılan yeni Dahiliye Hastanemizde poliklinik hizmetleri verilmeye başladı. Diğer birimler de peyderpey devreye alınıyor. Kardiyoloji, enfeksiyon hastalıkları ve göğüs hastalıkları bölümleri de yeni Dahiliye Hastanemizde hizmet sunacak. Aynı şekilde 26 yataklı koroner yoğun bakım ünitesiyle 13 yataklı dahiliye yoğun bakım ünitesi de faaliyete geçecek.
Esenyurt Hastanemizde ise 200 hasta yatağı ve yeni doğan yoğun bakım üniteleri de dahil toplam 50 yoğun bakım yatağı bulunuyor. Bunların yanı sıra hastanemizin yüksek standartlı 12 ameliyathanesinde robotik cerrahi uygulamaları ve kompleks ameliyatlar gerçekleştiriliyor. Fakültemizin gücüne güç katacak, hastalara inşallah şifa dağıtacak her iki hastanemiz de bir kez daha hayırlı, uğurlu olsun. Bugün iki yeni eserimizin de temellerini atıyoruz.
Çapa Yerleşkesi'nde 20 bin 273 metrekare alana inşa edilecek 7 katlı Ortopedi, Travmatoloji ile Cerrahi 2 Hastanesi bittiğinde, 7'si yoğun bakım yatağı olmak üzere toplam 113 yatakla sağlık hizmeti verecek. Projede 8 poliklinik, 6 ameliyathane, 10 kişilik fizik tedavi alanı, 3 röntgen ünitesi ve 38 araçlık kapalı otopark yer alıyor. 74 adet izolatörle, Allah korusun, olası bir deprem durumunda hastanenin güvenliği azami seviyede temin edilecek.
Son olarak Üniversitemizin Çapa Kampüsü'nde Deniz Abdal Camimizin de yapımına bugün başlıyoruz. 65 metrekare bodrum kat, 170 metrekare zemin kat ve 65 metrekare mahfil katından oluşacak camimiz de şimdiden hayırlara vesile olsun. Sizlerin de çok iyi bildiği gibi sağlıkta bu noktalara kolay gelmedik. Parası olmayanın sağlık hizmeti alamadığı, sosyal güvenlik sisteminin çalışmadığı, memurun ayrı, işçinin ayrı hastanesinin olduğu, reçetede yazılı ilaçların eczanede bulunmadığı dönemlerimiz oldu.
Ambulansa erişimin lüks sayıldığı, halkımızın tabiriyle bıçak parası vermeyenlerin ameliyat olamadığı, hastaların ve cenazelerin hastanede rehin alındığı günler yaşadık.
24 yılda yaptığımız yatırımlarla, hayata geçirdiğimiz projelerle, devreye aldığımız düzenlemelerle, attığımız diğer adımlarla çok şükür sağlıktaki bu tabloyu tam tersine çevirmeyi başardık. Artık devlet hastanelerimizle, şehir hastanelerimizle, vakıf, üniversite ve özel hastanelerimizle insanımıza kaliteli, hızlı ve etkin sağlık hizmetleri sunuyoruz. Özellikle İstanbul'un sağlık altyapısını adeta yeniden baştan inşa ettik.
İstanbul'da yatırım bedeli 223 milyar lira olan 206 sağlık tesisini hizmete açtık. İstanbulumuzda toplam 45 bin 390 yatak kapasitesine ulaştık. 8 binden fazla yoğun bakım yatağıyla, 1600'ü aşkın diş ünitiyle ve farklı alanlardaki özellikli tedavi merkezlerimizde vatandaşlarımızın yanındayız. Devam eden sağlık yatırımlarımız tamamlandığında İstanbul'a yaptığımız yatırımların toplam tutarı 350 milyar lirayı bulacak.
Çok değerli hocalarım, burada şunu da büyük bir memnuniyetle ifade ediyorum: Hatırlayın, daha önce bizim insanımız sağlık hizmeti almak için yurt dışına giderdi. Şimdi dünyanın farklı ülkelerinden milyonlarca insan, dörtbaşı mamur bir sağlık hizmeti alabilmek için Türkiye'ye geliyor. 2025 yılında 2 milyon 600 bin kişi sağlık hizmeti için ülkemizi ziyaret etti. Zaman zaman yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın sosyal medyada özellikle yaptığı paylaşımlar, Türkiye'deki sağlık hizmetleri ile bize yıllarca örnek gösterilen ülkeler arasındaki devasa farkı çok net biçimde ortaya koyuyor.
Saatlerce ambulans gelmesini bekleyeninden, acil servislerde perişan olanına, bizde bedava olan hizmetlere astronomik ücretler ödenmesinden hastane şartlarının kötülüğüne kadar her alanda aradaki uçurumu görebiliyoruz. İnşallah sizlerin de desteğiyle çok daha iyi yerlere geleceğiz. Sağlıkta Türkiye'yi küresel çekim merkezi haline getireceğiz.
Yeni yatırımlarla, yeni projelerle sağlık hizmetleri başta olmak üzere İstanbulumuza, ülkemize ve milletimize her alanda hizmet etmeye inşallah çok güçlü şekilde devam edeceğiz. Bunu da sizlerle ve sağlık çalışanlarımızla birlikte yapacağız. Canlı bağlantılara geçmeden evvel sizlere ve ekranları başında bizleri izleyen kardeşlerime sevindirici bir haber vermek istiyorum: Sağlık hizmetlerinin en nitelikli şekilde vatandaşlarımıza sunulması bizim her zaman önceliğimiz olmuştur.
Bu amaçla yeni bir adım daha atıyor, 2026 yılı bitmeden 38 bin hekim dışı personel alma ilanına çıkacağımızın müjdesini burada sizlerle paylaşıyorum. Sağlık Bakanlığımız alıma dair takvimi ve detayları önümüzdeki günlerde açıklayacaktır. Hayırlı, uğurlu olsun diyorum.
Bu düşüncelerle birazdan açılışını yapacağımız ve temellerini atacağımız bu eserlerin bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum, emeği geçen herkese şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum."
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 İletişim Dünyası Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.