“Dünyayı Harekete Geçiren Güzelliği Yaratıyoruz” var oluş amacıyla hareket eden tekno-güzellik lideri, Türkiye ekonomisine değer zinciri bütününde 40 milyar TL’lik etki yaratırken, 22 markası, yaklaşık 1000 çalışanı ve bugün Türkiye nüfusunun yaklaşık 3’te 1’ine denk gelen 27 milyon tüketiciye dokunan ekosistemiyle Türkiye güzellik sektörünün dönüşümüne liderlik etmeyi sürdürüyor.
L’Oréal Türkiye faaliyet gösterdiği kategorilerdeki yüzde 25 pazar payıyla liderliğini sürdürürken, gerçekleştirdiği etkinlikte, güzelliğin kültürel, ekonomik ve teknolojik boyutlarını tekno-güzellik vizyonu ve sürdürülebilirlik odaklı inovasyonlarıyla birlikte ele aldı. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova “Yalnızca güzellik ürünleri ve hizmetleri sunmuyor; insanların hayatına, hayallerine ve geleceğine eşlik ediyoruz. Güzelliği görünenin ötesinde bireyleri güçlendiren, toplumsal kalkınmayı destekleyen ve ekonomiyi dönüştüren stratejik bir güç olarak ele alıyoruz. Bugün tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi olarak inovasyon, bilim ve sürdürülebilirliği işimizin merkezine koyuyor, geleceğin güzelliğini bugünden yaratmaya devam ediyoruz” dedi.

“Dünyayı harekete geçiren güzelliği yaratıyoruz’ vizyonu doğrultusunda hareket eden L’Oréal Türkiye, 40. yılında da bilim, teknoloji ve inovasyonu işinin merkezine koyarak her bireyin ihtiyaç, beklenti ve güzellik anlayışına yanıt veren ultra kişiselleştirilmiş ürün ve hizmetlerini tüketicileriyle buluşturmaya devam ediyor.
“Güzellik görünüşün ötesinde; özgüven, bakım ve toplumsal güçtür”
L’Oréal Türkiye’nin 40. yıl kutlamasında açılış konuşmasını gerçekleştiren L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, güzelliğin yalnızca fiziksel görünümle sınırlı olmadığını; özgüven, bakım, aidiyet ve toplumsal kalkınmanın önemli bir parçası olduğunu vurguladı. Panayotova sözlerine şöyle devam etti: “Güzellik sadece görünenle sınırlı değil; bireyleri güçlendiren, toplumsal fayda yaratan ve ekonomiyi dönüştüren stratejik bir güç. Günlük bakım ritüellerinden bireylerin özgüvenli hissetmesine, toplumsal kalkınmadan ekonomik büyümeye uzanan geniş bir etki alanından söz ediyoruz. Tüketicilerimize her temas noktasında ‘Görülüyorsunuz, sizi anlıyoruz ve kendi benzersiz hikayenizde her zaman yanınızdayız’ mesajını veriyoruz. “Her Şey Seninle Güzel” diyerek L’Oréal Türkiye olarak insanların hayatı güzelleştirdiği her ana 40 yıldır eşlik etmekten gurur duyuyoruz. Bu güvenle, bilimi, teknolojiyi, inovasyonu ve insanı odağımıza alarak geleceğin güzelliğini bugünden yaratma kararlılığımızı sürdürüyoruz.”
40 yılda Türkiye’de güçlü büyüme: Türkiye nüfusunun üçte birine dokunan lider marka
L’Oréal Türkiye, 1986’dan bu yana güzelliği herkes için erişilebilir kılma vizyonuyla büyümeye devam ediyor. Bugün dört ana iş birimi; Tüketici Ürünleri, Lüks, Profesyonel Ürünler ve Dermatolojik Güzellik ile faaliyet gösteren şirket, 22 markası ve 8.500’den fazla ürün çeşidiyle Türkiye genelinde yüz binlerce satış noktasında tüketicilere ulaşıyor. Yaklaşık 1000 çalışanıyla Türkiye nüfusunun 3’te 1’ine denk gelen 27 milyon tüketicinin hayatına dokunan L’Oréal Türkiye, bugün güzellik pazarının lideri konumunda bulunuyor. Şirket; dengeli marka portföyü ve inovasyon gücüyle her yıl pazar büyüme oranının yaklaşık 1.5-2 katı üzerinde büyümeyi hedefleyerek, bu başarıyı sürdürülebilir bir liderliğe dönüştürmeye devam ediyor.
Güzellik ekonomisi: Her 1 istihdam, Türkiye’de 12 ek istihdam yaratıyor
L’Oréal Türkiye, yalnızca güzellik sektörüne değil, Türkiye ekonomisine de güçlü katkı sağlıyor. Şirket, Türkiye ekonomisine değer zinciri bütününde 40 milyar TL’lik etki sağlarken, L’Oréal Türkiye’nin operasyonları doğrudan ve dolaylı olarak 10.000’den fazla tam zamanlı istihdam yaratıyor. Global bir araştırmaya göre L’Oréal ekosisteminde yaratılan her 1 kişilik istihdam, Türkiye genelinde 12 ek istihdam oluşturuyor. Tedarikçilerden eczanelere, kuaförlerden perakende ortaklarına, STK’lardan start-up’lara kadar uzanan geniş ekosistem; büyümeyi ve sosyal kalkınmayı destekliyor. 
Tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi
L’Oréal, bugün kendisini yalnızca bir güzellik şirketi olarak değil, “tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi” olarak tanımlıyor. Şirket, yıllık yaklaşık 1 milyar Euro Ar-Ge yatırımı, dünya genelinde 4.000’den fazla bilim insanı, yılda 725 patent ve 5.900 teknoloji ve veri uzmanıyla geleceğin güzelliğini bugünden inşa ediyor. İstanbul ise Grup’un dünya genelindeki 7 Açık İnovasyon Merkezi'nden biri.
Türkiye’de ise 2014 yılında başlayan dijital güzellik yolculuğu, bugün 14’ü aktif olmak üzere toplam 22 dijital servis ile devam ediyor. Dijitalleşmeyi büyüme motoru olarak konumlayan L’Oréal Türkiye, 2025’te dijital servislerinde 7 milyon oturuma ulaştı. Kullanıcıların 6,3 milyon renk tonu denediği ve kişi başına ortalama 19 görünüm keşfettiği bu ekosistem, 1 dakika 8 saniyelik etkileşim süresiyle öne çıkıyor. Şirket, aynı yıl Avrupa Bölgesi’nde en yüksek ‘keşfedilebilirdik oranına’ ulaşarak başarısını uluslararası düzeye taşıdı.
Bilim ve teknolojiden güç alan bu yapı; yapay zeka ve artırılmış gerçeklik destekli servislerle tüketicilere ultra kişiselleştirilmiş güzellik deneyimleri sunuyor. Sanal cilt analizlerinden makyaj denemelerine, saç ve cilt bakım önerilerinden online güzellik danışmanlığına kadar uzanan bu ekosistem; e-ticaret, veri ve CRM gücüyle birleşerek tüketiciyle daha derin ve anlamlı bağlar kurulmasını sağlıyor.

Güzelliğin geleceği sürdürülebilirlikte şekilleniyor
Sürdürülebilirliği sadece çevresel bir hedef değil, iş yapış biçiminin ayrılmaz bir parçası olarak gören L’Oréal Türkiye; bu yaklaşımını 2020 yılında başlattığı ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin 17 maddesinin 16’sını kapsayan “Gelecek İçin L’Oréal” programı üzerine kurguluyor. Türkiye’deki tesislerinde %100 yeşil enerji kullanan şirket, sürdürülebilirliği ürün geliştirmeden son kullanıcıya kadar uzanan bütünsel bir dönüşüm alanı olarak ele alarak, teknoloji ve bilimi yalnızca inovasyon için değil, sürdürülebilirlik için de kullanıyor. L’Oréal Türkiye; İstanbul içi lüks ve profesyonel ürün dağıtımlarında yıllık 58 ton karbon emisyonunun önüne geçerken, direkt e-ticaret sitelerinden yapılan tüm teslimatlarda ise sıfır plastik kullanımıyla fark yaratıyor. Mağaza teslimatlarında yeniden kullanılabilir kutu sistemine geçerek yıllık 400 ton su tasarrufu elde ederken; müşterilerine sunduğu yeşil dönüşüm desteğiyle bugün yeşil salon ve yeşil eczane projelerine destek veriyor. Garnier Sosyal ve Çevresel Etiketleme sistemi ile tüketicilere ürünleriyle ilgili şeffaflık sunmaya devam eden şirket, Impact+ iş birliği ile dijital medya kampanyalarında 41 ton karbon emisyonu azaltımı sağlıyor. Tedarik zinciri aracılığıyla %61’i kadın girişimci ve %39’u KOBİ’lerden oluşan toplam 146 kişiye istihdam desteği sağlıyor.

L’Oréal Türkiye’nin Tekno-Güzellik Uygulamalarıyla Kişiselleştirilmiş Güzellik Deneyimi
L’Oréal’in tekno-güzellik cihazları, dünyanın en prestijli teknoloji fuarlarından CES’te 11 İnovasyon Ödülü’ne layık görüldü.
· L’Oréal Paris Virtual Try On, Maybelline Virtual Try On, Garnier Virtual Try On, NYX Virtual Try On uygulamaları ile kullanıcılar mağazaya gitmeye gerek kalmadan online olarak yüzlerinde ve saçlarında ürünlerin nasıl duracağını görebiliyor.
· L’Oréal Paris Skin Genius ve Garnier Skin Coach ile kullanıcılar cilt analizlerini kolayca gerçekleştirmenin yanı sıra kendilerine özel cilt bakım rehberine ulaşabiliyorlar.
· La Roche Posay-Spotscan, yapay zeka desteği ile akneye eğilimli ciltlere kapsamlı bir cilt analizi ile kişiselleştirilmiş rutin önerileri sunuyor.
· Dercos Scalp Consult Pro, saç derisini veriye dönüştüren akıllı analiz gücüyle uzman önerisini kişiselleştirilmiş bakım reçetesine dönüştürüyor.
· Kiehl’s SkinSnap, cildin farklı bölgelerinin fotoğraflarını çekerek cilt yaşını ölçümlüyor ve kişinin cildine en uygun cilt bakım ürünlerini öneriyor.
· Gün ışığı ve UV ışık yardımıyla Skinceuticals-SkinScope cihazı, cildin yüzeyi ve alt katmanlarını ulaşarak daha detaylı bir analiz sunuyor.
· Klinik cilt görüntüleme cihazı Lancôme-Skin Screen, 12 klinik cilt parametresini ölçümleyerek cildin ihtiyacı olan kişiselleştirilmiş cilt bakım rutini önerisini sunuyor.
· Lancôme-Pro Radiance Booster cihazı ise saniyede 3 milyon ultrason titreşimiyle daha sıkı, pürüzsüz ve genç bir cilt sağlamaya yardımcı oluyor.
· Lancome Rénergie Nano-Resurfacer 400 Booster, gelişmiş mikro bakım teknolojisiyle cilt yüzeyini yenileyerek daha pürüzsüz, sıkı ve genç görünen bir cilt görünümünü destekleyen yeni nesil bir cilt bakım cihazıdır.
· Lancome E-Skin Expert, 5 dakika içinde cildin görünür yaşını ve 9 farklı longevity parametresini analiz ederek kişiye özel kapsamlı bir cilt yaşı değerlendirmesi sunuyor.
· L'Oréal Professionnel-Inoa ID, profesyonel müşterilerin saçlarında hayal ettiği değişimi sanal olarak deneyimle şansı sunuyor.
· Kérastase K-Scan Scan Kamerası yapay zeka destekli analiz aracılığıyla, saç profesyonelleri müşterilerinin saç ve saç derilerini mikroskopik olarak görüntüleyerek, tüketicilere daha hassas bakım sunuyor.
· L'Oréal Professionnel AirLight Pro, kızılötesi ışık teknolojisiyle saçı daha hızlı kuruturken nemini koruyan, daha az enerji tüketen ve profesyonel seviyede bakım sağlayan yeni nesil akıllı saç şekillendirme cihazıdır.
Hibya Haber Ajansı
© Copyright 2026 İletişim Dünyası Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.